<-[if lt IE 9]>

Woody World

Dünyanın sonunda beş gök sarayı büyüklüğünde kocaman bir şelale var. Şelalenin içine dal… Ve dünyanın kalbine yüz. Yolunun üstüne yeraltı koridorları, merdivenler, su yolları ve gök kuşakları ile dolu bir labirent çıkacak.
Burada yaşayan tarsierler, dodolar ve alpakalar çok neşeliler.
Yer altındaki gölün üstünde ise rüya tozları uçuşuyor. Gölün suyu fokur fokur kaynayıp baloncuklar oluşturdukça rüya tozları yükselmeye başlıyor. Bütün küçük ve büyük hayvanlar havada uçuşan baloncuk, yıldız ve konileri yakalayıp, Robot Blits' in yaptığı rüya makinesine getiriyorlar. Rüya makinesi bu koni, yıldız ve baloncuklardan renkli neşeli neşeli rüyalar yapıyor.
Sonra rüyalar küçük bulutlar halinde dünyaya gönderiliyor.

Küçük Dodo

Hikaye Okuyun

Alpaca Alfred

Hikaye Okuyun

Tarsier Flux

Hikaye Okuyun
00:00

KÜÇÜK DODO

'Dodolar uçamaz' dedi baba dodo ciddi bir şekilde. Sonra donatından kocaman bir lokma ısırdı.
Neden uçamıyoruz? “ diye içerledi küçük dodo

Küçük dodo Disko uçmaya bayılıyor. Bütün gün bilgisayarında uçma oyunları oynuyor. Bulutları bölerek, tepe taklak çılgın dönüşler yaparak uçuyor. O, çok iyi bir pilot. Anne dodo, onun fazla oyun oynamasını istemiyor. “Gözlerin yuvalarından fırlayacak” diyor anne dodo. Ama küçük dodo buna inanmıyor.

Peki biz neden uçamıyoruz? Diye yine sordu küçük dodo. Baba dodo ağzındaki donatı yuttuktan sonra;
- Neden uçamıyoruz biz? Hımmmmm çok zor bir soru bu.

   Kanatlarımız mı küçük?
   Hızımızı mı alamıyoruz?
   Kaslarımız mı hassas?

Her ne kadar hepimiz çok istiyorsakta, bu bütün dodoların üzüntüsü!

Disco başını sallayarak “ biz uçan kuşlardan değiliz, aynı tavuklar gibi, onlar da uçamıyor”
Baba dodo biraz düşündükten sonra; “doğru, aynı tavuklar gibi, onlarda kendilerini yerden kaldıramıyor”.

Disco çok üzgündü, çünkü o uçmayı çok istiyordu, uzayı görmek, yıldızları toplamak istiyordu.
- Aammaaaa....... dedi baba dodo, “ama biz tavuklardan daha zekiyiz, gel benimle”.
İki dodo uçan adanın kenarına doğru paytak paytak yürüdüler. Uçan adanın üstünde onların büyük dodo evleri duruyordu. Vadinin bütün dodoları burada yaşıyor. Büyük bir aile gibi.

“Bak disco!” Dedi baba dodo havada süzülen parlak uzay gemilerini göstererek.
- Vayyy canına! Diye bağırdı küçük dodo.

Baba dodo kendinden emin ve gururlu bir şekilde;

“Tavuklar uçamaz, ama biz uzay gemileri ile uçabiliriz. Sil gözyaşlarını ufaklık! Biz uçarak rüya baloncuklarını yakalayabiliriz. Ve en çok rüya baloncuğunu kim yakalayacak diye aramızda yarışırız...

Küçük dodo hızla uzay gemisine doğru koşmaya başladı. Hemen uçmak istiyordu. En çok rüya baloncuğunu kendisi yakalamak istiyordu.

'Bekle biraz' dedi baba dodo büyük bir ciddiyetle. 'Uçmak öyle kolay değil. Uçmak, sadece büyük dodoların işi”.
“Offf “dedi küçük dodo üzgün bir şekilde, “peki ben ne zaman büyük olacağım?”

Baba dodo son donat lokmasını yuttuktan sonra,
Hımmm, bu zor bir soru' dedi kafasının üstündeki tüyleri kaşıyarak
“ Ben büyüğüm, çünkü zürafalar bana beyefendi diyor”,
“ Ben büyüğüm, çünkü ben kahvaltıda on tane donat yiyebiliyorum”,
“ Ben büyüğüm, çünkü ben çarpım tablosunu biliyorum.

Küçük dodo üzgün üzgün düşünmeye başladı “çarpım tablosunu biliyorum ama on tane donatı yiyemem ki, çünkü karnım çok küçük”.

“ Hayal etmeye devam et, Disko” dedi baba dodo. Kafasında evdeki donatların hayaliyle, yola çıktı.

Küçük dodo üzgün üzgün oturup, vadinin içinde uçuşan rüya baloncuklarını seyrediyordu. Büyümeyi beklemek istemiyordu! Birden, büyük, parlak uzay gemisinin arkasında ki bir şeye takıldı gözleri, “o da ne? Küçük bir uzay gemisi”! Yüzünde kocaman bir gülümsemeyle “küçük dodolar için özel uzay gemisi” diye fısıldadı küçük dodo.
“Küçük, sevimli uzay gemisi, benim baloncuk yakalayıcım olmak ister misin? Yavaşça uçup gidelim mi baloncuk avına” diye fısıldadı uzay gemisine ve sonra da uzay gemisine bindi.

Uzay gemisinin motoru sessizce çalışıyordu. Disko önünde duran düğmelere ve pedallara baktı. İlk önce kırmızı büyük düğmeye bastı. Hiç bir hareket yok. “ Belki de o yeşil düğme?” Evvvet! Motorun sesi daha da yükseldi ve uçmaya başladı. Zürafaların arasında sağa sola dönerek uçuyordu. Zürafalar oynadıkları topu bıraktılar, kız zürafalarsa ellerindeki ponponları küçük uzay gemisine sallamaya başladılar. Küçük dodo, tarsierleri korkutup vadinin derinliklerine doğru uçmaya başladı. Yer altı gölünün üstünde ki baloncukların arasında süzülerek uçuyordu. Tam on tane rüya baloncuğu yakaladı!
- “Bu kadar yeter” diye düşündü Disko. “Onları rüya makinesine götüreceğim. Robot Blits onlardan rüyalar yapacak”. dedi kendi kendine

Disko, vadinin en üstüne doğru yükselmeye başladı. Uzay gemisinin motoru yumuşak bir sesle vummmm sesi çıkarıyordu. Uzay gemisinin sesinden küçük dodo yorgun düştü ve hooop gözleri kapandı! Uzay gemisi çılgın dönüşler yapmaya başladı. Nerdeyse Alpaca Alfred'in berber dükkanına çarpacaktı. Uzay gemisi havada kendi etrafında dönüp, önce sola ve sonrada hızla aşağıya doğru düşmeye başladı.
BUMMMMMMMM!!!

Büyük bir gürültü ile uzay gemisi rüya makinesinin yanına düştü.

Küçük dodo aniden uyandı! “Eyvah!” Dedi sessizce. Robot Blits korktu “neler oluyor” diye bağırdı.

Disko uzay gemisinden hızla indi.
“Uykuya dalmışım” dedi üzgün bir sesle.
“Bu çok kötü” dedi Blits” uçmak ve uyumak aynı anda yapılamaz”.

Baba dodo koşarak geliyordu. Tüyleri terden sırılsıklam olmuştu.

“Disko iyi misin? Diye sordu baba dodo oğluna sarılarak. Küçük Dodo, başını yavaşça sallayarak ”evet iyiyim” dedi.

Ben sana demedim mi uçmak büyük dodoların işidir, kolay değildir diye?

Hımmm dedi Blits uzay gemisinin içine bakarak “bu küçük dodo tam on tane baloncuk yakalamış!”

“On tane rüya baloncuğu mu?” Diye sordu baba dodo şaşkınlıkla.

“Bunlar tam beş tane rüyaya yeter, hem de harika beş rüyaya” diye bağırdı Blits sevinçle.

Baba dodo gururla küçük dodoya baktı
ve biraz düşündükten sonra ”anlaşılan sen, biraz büyümüşsün!
Ben iyi uçuyorum ve sen de iyi rüya baloncukları yakalıyorsun” dedi.

“Evet, öyle” diye yanıtladı küçük dodo göğsünü gererek.
Yarın beraber uçalım, ben uzay gemisini sürerim sen de baloncukları yakalarsın. Harika bir takım oluruz” dedi baba dodo

Disko mutluluktan göklere uçtu “ve yarışı biz kazanırız” dedi sevinçle.

Baba dodo oğlunun başını okşayarak “sen sadece bir hayalperest değilsin, sen aynı zamanda pes etmeyen birisin” dedi
- ‘Aynı babam gibi’ diye yanıtladı küçük dodo aynı babam gibi…

00:00

Alpaca Alfred

Alpaka Alfred sɪkıntılı ve üzgün bakışlarla bir köşede otururken etrafındaki diğer hayvanlar neşeli ve mutlu bir şekilde oynuyorlardı.

Dodolar sağa sola zıplayıp, hem konuşup hem de donat yapıyorlar. Biiiiiir süüürüüüü donat!

Zürafalar, göle atlayıp dalgalarla sörf yapıyorlar. Tarsierler ise daldan dala atlayıp, maymunluk yapıp herkesi korkutuyorlardı.

Ama Alfred hiç eğlenceli biri değil. Bir mutfak kahramanı da sayılmaz, donat yapmayı bir kenara bırak, o daha bir yumurta bile kıramıyor!

Alfred sıkıntıdan patlamak üzereydi. Kendini gereksiz biri olarak görüyordu. Kendi kendine “ben çok sıkıcı biriyim, su püskürten tuhaf bir şeyim” diye düşünüyordu. Bazen, Robot Blits Alfred'ten rüya makinelerinin üstüne su püskürtmesini istiyor. Robot Blits rüya makinelerinin çalışmasını sağlıyor ama bazen makineler çok ısınıyor, o zaman Alfred makinelerin üstüne su püskürtüyordu.

Ama Alfred makinelerin üstüne su püskürtmekten daha önemli şeyler yapmak istiyordu. Bütün hayvanların ona hayran olmasını istiyordu;
“ Vayyy, baksana Alfred geldi!”
“ Duydun mu? Alfred’i?
“ Alfred, Alfred o çok popüler

Bir akşam Alfred odasında üzgün üzgün otururken, bir rüya baloncuğu, penceresinden içeriye süzüldü. Bol renkli, neşeli, harika bir rüyaydı. Bu rüyada Alfred bir berberdi! Şip şak yakışıklı bir berber!


“Bu harika” diye düşündü Alfred ”Ben berber olacağım!Berber Alfred” evet bu kulağa harika geliyor. Üstelik nasıl güzel saç kesilir çok iyi biliyorum”

Alfred büyük bir coşkuyla düşünmeye devam etti.

Blits'in keskin bir makası var. Alfred'te güzel bir ayna buldu, önüne de rahat bir sandalye yerleştirdi.
‘Flux, sevimli tarsier, gel kuyruğunu keseyim’ dedi Alfred.
- “Ama Alfred sadece beş liram var”
- ‘Ben bedavaya keserim, Flux, öylesine, sadece senin için!
- ‘O zaman olur, bu tam istediğim şeydi.

Alfred kesti, Alfred güzelleştirdi, makası sanki şarki söylüyordu. Kendisi ile gurur duyuyordu; o dünyanın en iyi berberi olacaktı.
‘Aynaya bak Flux, ne düşünüyorsun?’ diye sordu.

Tarsier’in gözleri fal taşı gibi açıldı,
‘Neden kuyruğum yeşil Alfred?’
‘Bu en son moda, yeşil çok havalı ve etkileyici,’ diye yanıtladı Alfred.

Alfred vadide çılgınlar gibi koşuşturmaya başladı. Elinde tarak ve makasla herkesi tıraş etti. Bıyıkları kesti, sakalları tıraş etti, yeleleri kısalttı ve şekil verdi. Vadinin bütün hayvanları önünde uzun bir kuyruk oluşturup sıraya girdiler. Herkes güzel bir saç modeli istiyordu. Örgülü köpekler, rastalı kuşlar, süslü kirpiler ve kahküllü tarsierler.

Aynı vakitlerde yer altı gölünün üstündeki rüya tozu kabarıp taşmaya başlamıştı ama balonları yakalayacak kimse yoktu. Dodolar uçmuyor ve köpekler havlamıyordu?

• Alfred, makasımı geri verir misin? Dedi Robot Blits
• Neden Blits? Ben çok mutluyum, mükemmel bir berber oldum.
• Buna sevindim, ama rüya makinalarımın içine artık rüya tozu girmiyor, hayvanlar çok kibirli ve sadece kendileri ile ilgileniyorlar” dedi Blits. At kuyruklu bir kutup ayısını işaret ederek şuna bak “ooo ben ne güzelim” diyerek bütün gün aynaya bakıyor ve “bütün hayvanlar tembelleşti” diye şikayet etti Blits.
• Alfred’e cırtlak sarı kahküllü bir dodoyu gösterdi. O da göldeki resmine hayranlıkla bakıyordu!
• “Bana bir bakar mısınız, harika görünüyorum, hayal gibiyim” dedi …
• “Her şey ters gidiyor” diye içerledi Blits ”rüya makineleri durdu, çocuklar artık rüya görmüyor.”

Alfred durumu anladı ”bu hiç iyi değil” dedi. Düşündü, taşındı ama aklına hiç bir fikir gelmedi. Alfred’in artık saç kesme işini bırakmaktan başka çaresi kalmamıştı. Görevi burada bitmişti!

Ama baykuş çok akıllıydı ve onun bu duruma bir çözümü vardı.
• Dinle Alfred! “Kıştan sonra hayvanlar kışlık postlarına ihtiyaç duymaz. O zaman sen de sıcaklar gelince hayvanlar serinlesin diye tüy ve yünlerini kısaltırsın” dedi akıllı baykuş.

Alfred bu fikre bayıldı…

“Alfred’in yerine hoş geldiniz.
Alpaka Alfred, şip şak güzelleştiren berber.
Her yaz ve her kış seni daha da güzelleştiririm.”

00:00

Tarsier Flux

Örümceklerde Hayvandır!

Alpaca Alfred, “kendinden gayet emin “artık en yetenekli şip şak berber benim” dedi.

Tarsier Flux’ın gözleri kocaman açıldı ve şaşkınlıkla sordu “sen mi en yetenekli şip şak berbersin?”

“Evettt” dedi Alfred, “yeteneğimden şüphen mi var” diye sordu...

“Hiç te değil”, dedi Flux kafasını sallayarak, “Kesinlikle sen kötü bir berbersin!”

Hayır, değilim!

“Öylesin” dedi Flux yerinde kızgın kızgın zıplayarak.

“En iyi berber benim! Diyerek Flux’ın alnına parmağıyla hafif bir fiske vurdu, Alfred. “Sen küçük aptal bir tarsiersin”

“Ben aptal değilim” deyip ağaçların dallarına zıplayarak, yaprakların arasında kayboldu.

Flux dalların ve yaprakların arasında
Alfred’e iyi bir ders vermek için plan yapıyordu.

Birden, bir örümcek yavaşça aşağıya doğru sarktı. Tam Flux’ın burnunun hizasında durdu. Flux’ın ödü koptu. “ Kocaman tüylü bir örümcek!”

“Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi ve sekiz. Senin tam sekiz ayağın var ve çok ürkütücüsün”.

Flux’ın aklına harika bir fikir geldi. Patilerini açtı ve örümceğe doğru uzattı. Örümcek Flux’un baş parmağına tırmandı ve orda durdu.

“Benim adım Flux” dedi Tarsier Flux

“Memnun oldum,” dedi örümcek sırıtarak.
“Benim adım Tobiyas, bir karadul örümceği, ben bir sinek avcısıyım”.

“Arkadaşların var mı, Tobiyas?” Diye sordu Flux, “kardeşlerin, kuzenlerin ya da yeğenlerin?

“Tabii var” dedi örümcek gülümseyerek.

“Harika! Çünkü benim yardımınıza ihtiyacım var”.

“Tabii ki! dedi Tobiyas, ‘Senin için ne yapabilirim?

Flux Tobiyas’ın kulağına planını fısıldadı. .
Bu plan Tobiyas’ın çok hoşuna gitti? Kıs kıs gülerek dinledi Flux’ı

Bu arada Alfred Alpaka berber dükkanında çok meşguldü.

“Ben şip şak yakışıklı berber, bugün bütün dodoları güzelleştirecem’’

Küçük dodo içinde bulunduğu durumdan hiç memnun değildi. Çünkü hiç kımıldamadan durmak çok sıkıcıydı. Rüya baloncukları yakalamayı tercih ederdi.

“Biraz daha dayan küçük dodo, önce tüylerini güzelleştirelim, sonra da saçlarını, seni çok güzel yapacam”.

Flux pencereden berber dükkanının içine baktı.
“Şimdi olanlar olacak, işte Tobiyas orada!
Tobiyas Alfred’in burnunun hızasına kadar sarktı.

Alfred’in korkudan ödü koptu.
“Ayyyy, iğrençç, sen ne pis bir şeysin!” Ve hoppalaaaa, yanlış bir makaslamayla küçük dodonun kahkülleri yere düştü.
Küçük dodo büyük bir şaşkınlıkla yerdeki kahkülüne baktı.

Alfred!! Diye bağırdı anne dodo kızgın bir şekilde “ şu yaptığına bir bakar mısın‘’ !

‘Afedersiniz, ama ben çok korktum, burnumun üstünde iğrenç bir yaratık vardı! Dedi Alfred etrafını korkuyla inceledi ama Tobiyas çoooktan kaybolmuştu bile.

‘Hadi ordan Alfred‘, dedi anne dodo” küçücük bir örümcek, kim korkar ki ondan”

‘O iğrenç bir bücük’

“Bücük değil, böcek,” dedi anne dodo gülerek.

Ondan sonra da hep aynı olay oldu. Alfred kesti biçti. Örümcekler ard arda Alfred’in burnunun ucuna indi. Ve her seferinde de Alfred korkudan bağırdı. Ve hoppalaaaa her seferinde de önündeki dodonun kahkülünü kesti. Alfred çılgına döndü.

Flux önce kıs kıs gülüyordu,
sonra o kadar yüksek sesle kahkaha attı ki Alfred dışarıya çıktı.

‘Flux, seni deli tarsier. Bunların hepsi senin işin miydi?

“Çok zekice bir plandı ama değil mi? Benim hâla aptal olduğumu mu düşünüyorsun?

‘Bu hiç hoşuma gitmedi’ dedi Alfred!

“Bana inanıyor musun şimdi; Sen yeteneksiz bir berbersin ‘ Dedi Flux kahkahalar içerisinde ve kendinden emin.

‘Hayır hep Tobiyas yüzünden’ dedi.
Alfred yine parmağıyla küçük tarsierin alnına tıklayarak. ‘
Neden böyle bir plan yaptın?’

Çünkü, sen berber olduğundan beri bütün dodolar güzelleşmek için senin berber dükkanındalar.
Ve dodolar rüya makinesini çalıştırmak için rüya baloncuğu yakalayamıyorlar!
Robot Blits çok zor durumda! Çocuklar rüya görmüyor!!!

Alfred'in gözleri kocaman açıldı “gerçekten mi?”

‘Gerçekten’ dedi Flux kendinden emin

“Vaaaay canına,” diye fısıldadı Alfred. “Bunu fark etmemiştim”.

Küçük dodo, kahkülü olmadan paytak paytak onlara doğru yürüdü ve “hadi gelin rüya baloncukları yakalayalım dedi”.

“Gerçekten mi” dedi, Alfred ve Flux koro halinde,

“Gerçekten” dedi küçük dodo kendinden emin!

Ve hep birlikte rüya baloncuğu yakalamak için robot Blits’in yanına gittiler.

<-[if lte IE 9]>